MENU

PRATİK BİLGİLER

» Amortisman Sınırı
» Vergiden Müstesna Yemek Bedeli
» Emlak Vergisi Oranları
» Fatura Düzenleme Sınırı
» Değer Artış Kazançları İstisna Tutarları
» Kıdem Tazminatı Tavanı
» Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
» Yıllık Ücretli İzinler

PRATİK LİNKLER

HAVA DURUMU

SİTE SAYACI


Ziyaretçi Sayımız: 8433

  DUYURULAR

Gerçek Usul Nedir? Basit Usulden Farkı, Şartları ve Avantajları

Ticari kazanç ile giderlerini bilanço veya işletme hesabı esasına göre kayıt altına alan tüccar, esnaf, serbest meslek erbabı ve çiftçiye gerçek usul vergi ödeyen mükellef adı verilir. Başka deyişle işletmenin tüm gelir ve giderlerini detaylı şekilde kaydederek, bu kayıtlar üzerinden vergi hesaplaması yapılan vergilendirme yöntemidir. Yani, işletme tüm gelir giderlerini belgeleyerek, gerçek karını belirleyip bu kar üzerinden vergi öder.

193 sayılı Gelir vergisi kanunu 46-48. maddede belirtilen yıllık satış tutarı, gayri safi satış hasılatı ile ikisinin toplamı, ödenen kira tutarı gibi kriterlerde sınırın altında kalan mükellefler basit usule göre vergilendirilir.

Detaylı kayıt, bilanço/işletme hesabı defterleri tutma, gelir giderlerin karşılaştırılarak kâr ve zararın belirlenmesinin ardından net kazanç üzerinden vergi matrahının belirlenip gelir, kurumlar vergisi ve katma değer vergilerinin ödenmesi gerçek tipte vergilendirmenin temel unsurlarıdır.

213 sayılı vergi usul kanunu 176-178. maddeleri gerçek usul tüccarları defter tutma bakımından ikiye ayırır. Birinci sınıf tüccarlar bilanço esası, ikinci sınıf olanlar ise işletme hesabına göre defter tutar. Gerekli şartlar sağlandığı takdirde bu iki sınıf arasında geçiş yapılabilir.

Bilanço esasına göre defter tutan birinci sınıf tüccar, yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defterlerini tutmak zorundadır. İşletme esası ile defter tutan ikinci sınıf tüccar ise sol tarafına gider, sağa ise hasılatın yazıldığı işletme hesabı defteri tutar